Yazılım Tutkumdu Mesleğim Oldu

Yazılım Tutkumdu Mesleğim Oldu

bcLogo

O, aynı anda 3 iş kolunu başarıyla yöneten, ödüllü bir girişimci, üstelik sadece 29 yaşında. Şimdi ilgi çekici bir girişimcilik öyküsü okumaya hazır olun.

Yomi Kastro, sadece 4 yıllık bir firma olan Inveon’un kurucusu. İlaç ve perakende sektöründe oldukça büyük oyunculara yazılım hizmeti veren Inveon, aynı zamanda yenilikçi internet projeleri üzerinde çalışıyor. 1981 yılında İzmir’de doğan Yomi Kastro, Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Yazılımda hataları bulmak için geliştirilen bir yapay zeka üzerine mastırını tamamladı. İki yıl bir ilaç firmasında çalıştıktan sonra kendi deyimiyle “içindeki girişimci ruha” engel olamadı ve arkadaşı Sencer Berrak ile birlikte KOSGEB’in desteği ile Boğaziçi Üniversitesi Teknokent’inde bir ofis açtı. İki arkadaşın hayali yenilikçi internet projeleri geliştirmekti ama onlar bile kısa zamanda bu kadar büyüyeceklerini tahmin etmiyorlardı belki. Oysa Inveon, sadece 2 yıl sonra, etkin girişimciliği destekleme derneği Endeavor tarafından 2008 yılının başarılı girişimci şirketleri arasında, 4 yıl sonra ise dünyanın en saygın girişimcilik kuruluşu Genç Liderler ve Girişimciler Derneği (JCI) tarafından Türkiye’de 2009 yılının “en başarılı girişimcisi” seçildi.

Nasıl bugünlere geldiniz?

11 yaşındayken, bir bilgisayarım oldu, onunla yazılım işine merak sardım ve babamın işi için küçük bir stok yönetimi yazılımı yazdım. Tabi o zamanlar bu programı kullanacak kimse yoktu. Zamanla yazılım benim için hobi olmaktan çıktı bir tutku halini aldı. Yazılım sektörü de çok genişlediği için mesleğimin bunun üzerine olmasını istedim. Üniversitede okurken, freelance işler yaptım. Kurumsal bir firmada iki yıllık bir tecrübenin ardından da bir arkadaşımla Inveon’u kurduk. Tabii KOSGEB’in çok büyük katkısı oldu. Bizim ofisimiz yoktu, KOSGEB bize Boğaziçi Teknokent’te bir oda sağladı ve küçük bir odada laptoplarımızla karşılıklı iki masada bu işe başladık.

Inveon neler yapıyor?

Toplamda 25 kişilik bir ekiple çalışıyoruz. Ekibimizin her üyesi 10 kaplan gücünde, yenilikçi ve inisiyatif alabilen insanlar. Zaman içerisinde yaptığımız iş aslında 2 temel gruba bölündü. Farklı operasyonel yapılara sahip olan “Inveon Software Solutions” ve “Inveon Ventures” markaları altında hizmet veriyoruz. Inveon Software Solutions çatısı altında perakende sektörüne özellikle ilaç firmalarına yazılım çözümleri hizmeti veriyoruz. Bu ürünler, fiyat belirlemeyi otomatize eden, senaryolar üzerine çalışan, bu sayede ilacın fiyatını belirleyen bir altyapı sağlıyor. Fiyat belirleme işi yurtdışındaki birçok ülkenin verilerine bakarak yapılıyor. Diğer bir yazılımımızda, firmaların iş akışı yönetmek üzerine. İlaç sektöründe cirolar çok yüksek olduğu için küçük bir iyileştirme bile büyük değer yaratmayı sağlayabiliyor. Biz de yazılımlarımızla, aynı zamanda ve aynı insan kaynağıyla daha fazla satış yapılmasına imkan verecek bir yönetim imkanı veriyoruz.

Inveon Ventures markamız ise, ilkinden oldukça farklı. Yazılım bölümü oldukça kurumsal çalışırken, Inveon Ventures daha silikon vadisi tadında esnek ve hızlı çalışan bir yapıya sahip. Bugüne kadar son kullanıcıya yönelik e-ticaret ve arama motoru çalışmaları yaptık. Bunlardan biri Bulucak.com. Bu site tüm havayollarını tarayıp size var olan tüm bilet alternatiflerini sunuyor. Bu teknik olarak oldukça zor bir sistem ama biz bunu ekibimizle başarıyla yönetiyoruz. Kişisel alışveriş imkanı veren Trendyol.com’un kurucu ortakları arasındayız. Ayrıca Alkaş ve Nike eski Genel Müdürü Zafer Parlar ortaklığı ile hayata geçen www.pikcv.com var. Perakende sektörüne yönelik bu sitede, insanlar videolu CV hazırlayıp daha kolay iş buluyor, perakende sektörü de çalışanlarını daha rahat seçiyor.

İnternet sitesi açmak daha çok bireysel bir iş gibi, ama siz kurumsal yapıyorsunuz!

Doğru, internet projeleri, eskiden tek kişi tarafından yapılırdı, girişimci kod geliştirmeyi biliyorsa oturur hazırlardı sitesini. Maliyetler de çok yüksek değildi ama şu anda bir siteyi ayağa kaldırmak yatırım açısından oldukça maliyetli. Fizibilite çalışmasının iyi yapılması lazım.

Siz yatırım yapacağınız internet projelerini neye göre seçiyorsunuz?

Biz 5 parametreye bakıyoruz. Bunların bir araya gelmesi lazım. Birincisi projeye uygun bir teknoloji olması lazım, teknik altyapıyı bulmak gerek. İkincisi iş modeli olması lazım. Fikirden ziyade o fikirden nasıl para kazanacaksınız? Parayı nasıl tahsil edeceksiniz, bunun ölçeklendirilebilir olması lazım. 3. parametre ise finans. Projeyi ayağa kaldırmak için finans kaynağı nereden sağlanacak. 4 parametre girişimci ruh. İş kavrayışı yüksek, girişimci birinin olması lazım. Sonuncu parametre ise İngilizce “execution” denilen icra etme kuvveti. Sabahtan akşama kadar bunun üzerine çalışacak bir takım olması lazım.

Bunlar bir araya geldiği zaman süreç nasıl işliyor?

Eğer proje bizden çıkmışsa zaten, ekibimizdeki arkadaşlar bunun üzerine çalışır. Dışarıdan gelmiş ise rekabet avantajına sahip, deneyim, network, para gibi teknik işbirliği olan firmalar veya kişiler Inveon’a gelir ve birlikte çalışırız.

Çalıştığınız kurumlardan birkaç isim verebilir misiniz?

Inveon’un birlikte çalıştığı kurumlar arasında Astra Zeneca, Novartis, Bilim İlaç, Bausch & Lomb, Eren Holding, YKM, Vakkoroma, THY, Akmerkez gibi birçok dev firma bulunuyor.

Genç Liderler ve Girişimciler Derneği (JCI) tarafından Türkiye’de 2009 yılının “en başarılı girişimcisi” seçildiniz, sizce neden sizi seçtiler?

Aslında ben daha önce üyesi değildim, gelip bizimle konuştular. Biz de Inveon’u ve girişimleri anlattık. Sanıyorum, onları etkileyen şey birkaç farklı girişimi aynı anda başarıyla yürütmek oldu. Bu ödüller bizi heyecanlandırıyor elbette ama bir girişimci açısından başarısının tek ölçütü yılsonu bilançosudur.

Türkiye’de teşvik mekanizmasının iyi işlediğini düşünüyor musunuz?

Biz şu anda KOSGEB ve TÜBİTAK desteklerinden faydalanıyoruz. KOSGEB, yeni girişimler için oldukça faydalı. TÜBİTAK destekleri de oldukça cömert ve hakemler tarafından ince elenip sık dokunarak seçildiğiniz bir süreç var. Ben bunu çok pozitif buluyorum. Ar-Ge yapan firmalar iyi destekler alıyor. Ancak bazı aksaklıklar da var. Örneğin, KOBİ’lere verilen desteklerin harcamalar yapıldıktan 6 ay sonra verilmesi bazı KOBİ’leri zor durumda bırakıyor. “Param olsa zaten bu teşviki almam” diye eleştirenler var. Ancak bu ödeneklerin daha erken yapılması için bazı çalışmalar yapıldığını da duyuyoruz. Ayrıca bence girişimcilere özel teşvikler de olması lazım.

Comments are closed.