+90 (212) 270 0 546
info@inveon.com.tr

Müşterilerin Marka Bağlılığında Mobil Uygulamaların Gücü

InveonE-Ticaret Inveon Makaleleri Mobil TicaretMüşterilerin Marka Bağlılığında Mobil Uygulamaların Gücü

Müşterilerin Marka Bağlılığında Mobil Uygulamaların Gücü

Sadık bir müşteri kitlesi oluşturmak ve bu kitleyi genişleterek yolculuğu sürdürmek…

Tüm markaların öncelikli hedefi olan bu süreç, mevcut müşteri kitlesine her geçen gün yenilerini ekleme stratejisiyle ilerliyor. Başarının yolu ise iyi planlanan ve güçlü bir altyapıya sahip olan mobil uygulamalardan geçiyor. Mobil uygulamalar kişiselleştirilmiş avantajlar çerçevesinde tüketicilere konforlu ve ayrıcalıklı bir alışveriş sistemi sunuyor. Hızlı olma özelliği ve işlevsel tanıtım imkanı sayesinde markalar rekabet ortamında ön plana çıkıyor. Hızla değişen bir ekosistem olması müşterilerin daha işlevsel bir seçenek bulduğunda değişiklik yapmaktan çekinmemesine yol açıyor.  Son zamanlarda ise tüketicilerin marka bağlılığı oranında ciddi bir düşüş yaşanıyor.

1980 ve 2000 yılları arasında doğan kişiler, markalara olan bağlılığını yitirme eğilimi gösteriyor. Y kuşağının yalnızca %7’lik dilimi kendisini belli bir markaya bağlı olarak tanımlayabiliyor. Bu kitlenin %75’i promosyonlardan ve indirimlerden etkilendiğini açıkça belirtiyor. Bu da demek oluyor ki sadık olduğunu düşündüğünüz müşterilerinizi rakiplerinizin akıllıca kurguladığı kampanyalar yüzünden kaybedebilirsiniz. Tabi bu durumu kendi lehinize çevirmek de aynı şekilde mümkün.

Geleneksel dünyadan online mecraya akıcı bir geçiş yapan Y kuşağı için mobil uygulamaların önemi giderek önem kazanıyor. Küreselleşen ekonomi anlayışında pazarın önemli dinamiklerinden biri olan Y kuşağı, satış stratejilerini mobil uygulamalar, forumlar ve sosyal medya mecralarıyla destekleyen markalara eğilim gösteriyor. Sadakat programları tarafından ödüllendirilmeyi seven kitle, farklı ve kişiselleştirilmiş mesajlar görmeyi tercih ediyor.

Marka sadakati oranında belirgin bir biçimde rakamlara ve grafiklere yansıyan düşüş, mobil uygulamalar sayesinde yeniden dinamik ve etkin hâle getiriliyor. Çeşitli endüstriler içerisinde şirketlerin farklılıklarını ortaya koyması ve tanıtımlarının geniş kitlelere ulaşması için marka ve müşteri arasındaki sadakat hissiyatının beslenmesi gerekiyor. Mobil uygulamalar konusunda başarı oranı ise ağırlıklı olarak hazır giyim, bankacılık ve telekomünikasyon gibi alanlarda artış gösteriyor. Marka bağlılığını geçerli ve kalıcı kılma konusunda pek çok etken mevcut:

  1. Müşteri iletişimini hızlı ve güçlü kılmak

Tüketimin ve iletişimin bütünleştiği mobil uygulamalar, müşterilerin markalarla iletişim sürecini daha efektif hâle getiriyor. Diledikleri konuda direkt aksiyon alan kullanıcılar, bu unsurun yarattığı güven hissi sayesinde sadık kitlenin bir parçası olmaya adım adım yaklaşıyor. Tek yönlü iletişimin kuvvetli bir örneği olan reklamlar ve tanıtımlar da bu konuda aynı niteliğe sahip.

Mobil uygulamalar sayesinde müşteri iletişimi daha esnek, akıcı ve güçlü bir boyut kazanıyor. Dijital ortamda yer alan avantajlar, markaların mobil uygulamalarında güncel kampanyalarını yayınlamasını ve ürün kataloglarını marka imajına uygun şekilde düzenlemesini mümkün kılıyor. Böylece tüketiciler ilgili marka hakkında sürekli bir iletişim sürecine tabi tutuluyor. Bu da marka algısının doğru biçimde yönetilmesine olanak sağlıyor.

  1. Kişiselleştirilmiş mobil uygulamalar

Kullanıcıların verileri analiz edilerek sağlanan özel indirimler, fırsatlar, puanlar ve benzer pek çok unsur alışverişe yönelimi artırıyor. Bazı markalar kardeş uygulama yöntemini kullanarak, mobil cihazlar üzerinden daima ulaşabilir olma stratejisini tercih ediyor. Anlık bildirimlerin vazgeçilmez işlevselliği de eklenince, mobil uygulamalar ayrıcalıklı bir alışveriş anlayışının kapılarını aralıyor.

Kişiselleştirilmiş uygulamalar konusunda iPhone benzersiz bir örnek olarak ön plana çıkıyor. Apple, 2007 yılından bu yana sadık müşteri kitlesini arttırarak ilerleyen bir marka olma başarısına sahip. Başarının en büyük etkeni ise ustalıkla ve titizlikle kurulmuş olan iOS ekosistemi… Yapılan araştırmalar, kullanıcıların alıştıkları tasarımı ve sistemi değiştirmek istemediğini açıkça ortaya koyuyor. Hafızalarda kalıcı bir marka olarak yer etmenin yolu tam da bu aidiyet hissini sağlamaktan geçiyor.

  1. Gerçek zamanlı iletişim

Mobil cihazlar kullanıcıların gün içinde sık kullanılan nesneler listesinin üst sıralarında yer alıyor. Bu durum, markaların mobil cihazlarda etkin bir faaliyet gösterme ihtiyacını da yükseltiyor. Markalarla mail yoluyla uzun bir sürece yayılarak kurulan irtibat ya da telefon görüşmeleriyle kaybedilen vakit yerini daha konforlu bir sürece bırakıyor. Gerçek zamanlı iletişim kurabilen kullanıcılar, alışveriş sürecinde kendilerini güvende hissediyor. Alışveriş deneyimlerinden memnun olarak ayrılmaları, aynı markayı yeniden tercih etmeleri için kuvvetli bir etken doğuruyor.

Hızlı yaşamın ivme kazandığı çağımızda anlık hizmeti ve ulaşımı tercih eden kullanıcılar, zamandan tasarruf sağlayan uygulamalara yöneliyor. Alışveriş sürecinde özel bir alana ya da sabit bir pozisyona sıkışmanın önüne geçmeyi başaran şirketler, kullanıcıların bağlılığını kazanıyor. Mobil uygulamalar, çağın vazgeçilmez oyuncakları olan mobil cihazlara yönelik bir sistem olduğu için bu özgürlük anlayışını taçlandıran bir yapılanma olarak büyük ilgi uyandırıyor.

  1. Gelişmiş müşteri hizmetleri

Kullanıcılar mobil uygulamalarda estetik, işlevsellik ve kolaylık gibi faktörlerin yanı sıra gelişmiş müşteri hizmetlerine de önem veriyor. Bu etkene sahip olan mobil uygulamalar, markaların sadık müşteri kitlesini hızla genişletmesine olanak sağlıyor. Kolay kullanıma sahip olan mobil uygulamalar müşteride kısa sürede karşılık buluyor.

Kullanıcılar markanın onlara verdiği değere ve gösterdiği özene direkt olarak tanık olmak istiyor. Mobil uygulamalar sayesinde tüketiciler talep, soru ve önerilerini markalara hızlıca iletebiliyor. Olası bir sorun durumunda müşteri hizmetlerinden hızlıca reaksiyon almak ve çözüm sunabilmek, müşterilerin markaya olan bağlılığını güçlendiriyor.

Günümüzde mobil uygulamaya sahip olmayan şirketlerin yüzde 66’sı marka bağlılığı konusunda ciddi bir düşüş yaşıyor. Örneğin, mobil uygulamalara özel olarak sunulan indirim kuponlarından faydalanmak isteyen kullanıcıların %60’ı, bu motivasyonla marka değiştirmeye yöneliyor. Bu yüzden mobile adapte olmayan firmaların müşterileri rakiplerine yönelmiş oluyor. Öte yandan mobil uygulamanın fonksiyonellik kazanabilmesinin, markanın diğer tüm bileşenlerinin uyumlu bir stratejiyle ilerlemesiyle mümkün olduğunu da gözden kaçırmamak gerekmekte.

Inveon Ürün ve AR&GE ekibinin direktörü Miray Endican, “Firmaların dikkat etmesi gereken en kritik konu ‘son kullanıcı deneyimi’ dir. Mobil uygulamaların, teknoloji anlamında deneyimin kişileştirilmesi konusunda en önemli rolü oynayacağını öngörüyoruz. Teknolojilerden kastımız; her an her yerde markadan haberdar olabilmek, mobil uygulamayı mağaza içinde sanal asistan  gibi kullanabilmek, telefonların sensörlerini kullanan görsel ve sesli arama özelliklerine ek olarak şu an üzerinde araştırmalarımızın devam ettiği artırılmış gerçeklik deneyimini sunma modülleridir diyebiliriz.” sözleriyle konuya dair yorumlarını ekliyor.