Dijital geleceğe yön veren sistem: Kişiselleştirme

E-ticaret, modern teknolojilerin sunduğu dijital yeniliklerle evrim geçiriyor…

Hiper kişiselleştirme ise, e-ticaretin seyrini değiştiriyor.

Müşterileri, aynı istek ve ihtiyaçlara sahip olduklarını varsayarak sağlayacakları kâr ve itibar gibi faydalar bazında gruplara ayıran geleneksel segmentasyon modeli, etkisini gün geçtikçe yitiriyor. Müşteri taleplerinin artması sonucu klasik segmentasyonun pazar ihtiyaçlarına yeterince cevap verememesi, kişiselleştirmenin önemini hızla artırdı. Kişiselleştirme, en yalın hâliyle mikro-segmentasyonun dinamik biçimde gerçekleştirilmesi anlamına geliyor.

Müşteri odaklılık yeni norm halini almışken, toplu üretim ve toplu mesajlarla bu beklentiyi yönetmek neredeyse imkansız… Müşterilerin geçmişte aldıkları en iyi hizmet, beklentilerini de yükselterek günümüzün standardı haline geliyor. Etkisi giderek güçlenen kişiselleştirmeyi başarabilmek için, şirketlerin daha çok müşteri verisi toplaması gerekiyor. Toplanan verilerin etkin biçimde yorumlanması için de doğru araçlara sahip olmaları önem taşıyor.

Herkese değil ‘kullanıcıya özel’ tanıtım yaratma yolculuğu

Tüketiciler, paylaştıkları kişisel verilerinin karşılığında markaların kişiye özel ürün ve hizmet tekliflerini herhangi bir çabaya gerek kalmadan kendilerine ulaştırmasını istiyor. Bu beklentiyi karşılayabilen şirketlerin müşteri memnuniyeti ile beraber ortalama sepet tutarı, cirosu ve itibarı ile birlikte marka değeri de artıyor. Apple ve Amazon gibi dev markaların kişiselleştirmeyi en iyi başaran şirketler olması bir tesadüf değil. Kişiselleştirme, dijital dünyanın geleceğini etkisi altına alan başarılı bir yöntem olarak ilerleyişini sürdürüyor.

Dijital pazarlama teknolojileri şirketi Signal’in ABD’de yaptığı araştırma sonuçlarına göre, kişiselleştirilmiş reklam çalışmalarıyla elde edilen dönüşüm oranlarında %60 artış gözlemleniyor. Online tüketicilerin %53‘ü, kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimi sunan perakendecilerden daha memnun olduklarını ifade ediyor. Kullanıcıların %45‘inin ise kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunan web sitelerini tercih etmesi, daha doğru kişiselleştirme ile daha iyi öneriler sunuldukça bu oranın artacağına işaret ediyor.

Kişiselleştirmenin önlenemez yükselişiyle pazarlamanın değişen seyri

Kişiselleştirmenin bir adım ötesi olan hiper kişiselleştirme ile, kişiye özel ürün, promosyon, indirim ve reklamları otomatik olarak kullanıcıya sunmak mümkün. Hiper kişiselleştirmede, müşterinin neye ihtiyacı olduğunu ondan önce saptamaya yönelik kullanılan algoritmalar, detaylı içgörüler sağlayarak kişi bazlı hedefleme yapmaya imkan tanıyor.

Kişiselleştirme, müşterinin yeni bir satın alım yapıp yapmayacağı hakkında içgörü sağlarken, müşteri kayıp oranının nasıl azaltılabileceğine ilişkin de yöntemler öneriyor. Müşteriler, verilerini paylaşma konusunda hassas ve çekimser davranabiliyor. Ancak KPMG’nin yaptığı araştırmaya göre, müşterilerin %75‘i, daha kişiselleştirilmiş hizmet ve daha iyi müşteri deneyimi karşılığında verilerini paylaşmaya hazır… Kişiselleştirilmiş hizmet, şirketler için detaylı paylaşılan müşteri verileri ışığında daha doğru aksiyonlar alma fırsatı sağlıyor.

Dijital alışkanlıkları yeniden şekillendiren strateji

E-ticaretin kişiselleştirmeyi etkin biçimde uygulayabilecek noktaya evrilmesi için belli bir teknoloji ve veri olgunluğu gerekiyor. Bu olgunluğa ulaşma sürecinde manuel mikro-segmentasyon yöntemleriyle vaka çalışmaları yaparak geçiş döneminde bile fayda sağlamak mümkün. Kişiselleştirme, dijital dünyanın alışkanlıklarını ve geleceğin rotasını değiştirecek güçte bir yöntem olarak kabul ediliyor.

Yenilenen trendler kişiselleştirmenin önemini açıkça ortaya koyuyor. Gelecekte arama motoru verileri ve alışveriş alışkanlıklarının yanı sıra; duygusal veri, göz hareketleri ve hatta DNA analizi sayesinde kullanıcıların beklentilerinin çok daha isabetli biçimde saptanabileceği öngörülüyor. Çok boyutlu müşteri verileri, çoklu kanallı bir pazarlama yapısı ve sosyal kanallardaki etkileşimler sayesinde büyük fayda sağlıyor.

Müşterilerine tam anlamıyla kişisel deneyimler sunan markalar, büyük bir yolculuğun ilk evresine adım atmış bulunuyor. Bu yolculuk, çok yönlü yapısı ve ilgi çekici dinamikleri sayesinde daha uzun yıllar devam edeceğini açıkça ortaya koyuyor.


Kaynaklar:

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *